31 Ağustos 2015 Pazartesi

HOŞGELDİN EYLÜL...

Hoşgeldin Eylül.. 
Hoşgeldin en sevdiğim ay... 
Lütfen beraberinde, Allah'ın izniyle; önce sağlık, sonra da barış, dostluk, kardeşlik getir... 

Gözyaşı sadece mutluluktan, çok gülmekten süzülsün yanaklarımızdan... Hepimizin! Tüm milletimizin... 

Sonrasında yepyeni güzel heyecanlar getir Eylül... Yeni umutları tebessümle gerçekleştireceğimiz bir ay ol lütfen... Tatlı tatlı essin rüzgarın yüzümüze... Öyle güzel heyecanlar olsun ki kelebekler uçuşsun içimizde... 

Görülecek yeni yerler, dinlenecek yeni şarkılar, sevdiğimizle izleyeceğimiz yepyeni filmler, dostlarla atılacak bolca kahkahalarla dol sen! 

Hoşgeldin Eylül... Lütfen, bize iyi gel.. Çok iyi gel... 


25 Ağustos 2015 Salı

Kilden Gelen Güzellik- DERMOKİL

Herkese Merhaba! 
Uzun süredir yazılmak için beni bekleyen, fakat ürün incelemelerini tamamlamadan yazmak istemediğim Dermokil Kozmetik'e, işte şimdi sıra gelmiş bulunmakta :) 

Kil maskesinden, el kremine, losyonundan şampuanına birçok ürünün bulunduğu bu seti bana ulaştıran Dermokil'e kocaman bir teşekkür edip, ürünleri tek tek yorumlamak isterim.

DERMOKİL EL KREMİ
Ürün, öncelikle yapısı gereği oldukça yoğun geldi bana. Bunda, benim bol bol sürmemin etkisinin olabileceğini düşünsem de, sürdüğümde o yoğun his kısa sürede çokça hafifledi... Gerçekten şaşırdım kaldım. Çok güzel bir his bıraktı ellerimde... Hiçbir yapış yapışlık, kötü his bırakmadı. Özellikle kış sezonunda, ellerimizi, dirseklerimizi nemlendirmek için çok çok etkili olacağını düşünüyorum :) Doğrusu ben beğendim :)

DERMOKİL ŞAMPUAN
Üzerinde tüm saç tipleri için uygun olduğu yazsa da, bence yağlı saçlar için çok daha uygun bir ürün bu. Tatilde yanımda götürüp Emrah'ın da, benim de kullanmamızı istedim. Benim saçlarım oldukça kuru, Emrah'ınkiler de yağlı diyebileceğim bir yapıda...Bunun için ikimizin de denediği iyi oldu. Ben,  henüz şampuanlayıp süzerken farkettim ekstra kuruduğunu... Yoğun şekilde nemlendiriciye ihtiyaç duydum açıkçası. Elbette bu sefer de havuzun, denizin etkisi tartışılmaz ama başka şampuanlarda o kadar yaşamadım bu hissi aynı dönemde... Emrah ise, kullanımından gayet memnundu, kötü bir his almadı... Bence uzun süre kullansa, yağlı yapının dahi azaldığını görebilirdi... Uzun lafın kısası, bence bu üründen, kesinlikle yağlı saçlılar çok daha memnun kalacaktır.

DERMOKİL NEMLENDİRİCİ LOSYON
Yine bol bol sürmeme rağmen, bu ürünü çok beğendim. Hiç bir ağırlık yapmadı, kolayca emildi, güzelce nemlendirdi :) 
Daha yazlık bir nemlendirici gibi geldi bana bu ürün. Vücut için de çok uygun ki, dediğim gibi ağırlık yapmaması, bir katman halinde nemlendiricilerin o kötü hissini bu ürünün bırakmaması çok hoşuma gitti :)

DERMOKİL KİL MASKESİ
Gelen son ürünüm buydu... Açıkçası kullanırken biraz şaşırdım çünkü genelde kil kullandığımda, yüzümün ekstra kuruduğunu hissederim. Ancak bu üründe o kuruluğu hissetmemek beni çok sevindirdi. Sürümü gayet kolay... Yapısı oldukça başarılı... Yıkandığında, zannediyorum kuruma olmadığından, ve böylece ekstra gerginlik olmadığından 'Acaba temizlenmedi mi yüzüm!?' diye düşünmedim değil. Ama tamamen durulayıp incelediğimde başarılı buldum. Özellikle benim gibi kuru ciltler kil denemek istiyorlarsa bence çok memnun kalacaklar :)

Bahsettiğim ürünleri ve çok daha fazlasını alıp denemek için buyrun Dermokil'in satış sitesine, işte tık tık! :) 

Harika Günler Dilerim!





20 Ağustos 2015 Perşembe

Story'SE Mutfakta- Noodle

Herkese Merhaba! 

Uzun süredir ilgi alanlarım arasına, Youtube'da hoşuma giden yemek tariflerini izlemeyi ekledim. 
Hal böyle olunca, aklıma takılan yada izleyip hoş olacağını düşündüğüm tarifleri sıkça deniyorum.
Geçenlerde bir Noodle tarifi izledim, hem değişiklik olur, hem de becerebilecek miyim diye chopstick siparişlerim gelince girdim mutfağa...

Noodle gibi yiyecekler, işte ne bileyim makarnalar mesala, bizim evde, akşam sofralarında önemli yer tutarlar. 'Ne var canım makarna işte haşla koy' deyip geçmeden, oldukça özenle hazırlanır ve ana yemek olarak tüketilir... Elbette köfte-patates yanına eşlik eden karbonhidrat da oluverir bazen ama kıymalı, kremalı mantarlı tavuklu yada domates soslu biberli tavuklu hazırlanıp tek öğün olarak tüketildiği de oldukça çoktur... Hatta hafif diri penne üzerine, kıymalı harcı koyup, baharatlandırıp bir de sarımsaklı yoğurtla birleşir kiiiiii; o bambaşka bir blog konusu :) <Bak gördün mü canım çekti gece gece! :)>


Neyseeeee lafı fazla uzatmadan gelin bizim mutfağa esen Asya rüzgarına.... :) 

Malzemeler (2 kişilik)
-2 Parça Göğüs Eti
-2 Parça Noodle (Paketten 6 adet çıkıyor)
-Tuz, Karabiber, Pul Biber
-Tatlı Renkli biberler (Ben sadece kırmızı renk kullandım, ama sarılar da pek tatlı olur)
-Soya Sosu
-Zeytinyağı
-Pişirmek için mümkünse Wok tava (Ben Granit kullandım, yapışmaz tüm tavalar uygundur sanırım, fakat ağır tavalarda ısı yayılımı için daha güzel olduğu söyleniyor)

Başlangıcı, malzemeleri hazırlayarak yaparsanız, büyük rahatlık oluyor. 

Ben ilk önce tavuk etlerini küp küp keselim, çukurca bir tabağa alalım. Üzerine biraz zeytinyağ gezdirip (1 yemek kaşığı kadar) bolca karıştıralım. Tüm tavuk parçalarının yağlandığından emin olun ki, tavada güzelce mühürlenip sularını salmadan pişsinler...




Biberlerimizi ince ama biraz daha jülyen olarak keselim. Onlar da bir köşede bizi bekleyiversin.




Şimdi gelelim tarife...

Tenceremizde noodleların haşlanması için kaynayan suya bir tutam tuz ekleyip karıştırıyoruz. (Noodleları lezzetlendirmenin bu aşamadaki tek yolu su içindeki tuz. Yağ da koyun derler ama zaten su ve yağ karışmaz ki, ben yağ koymayı bırakıp tuz eklemeye devam ettikçe anladım farkı :) )
İki parça noodleı (kişi sayısına göre adetleri artırabilirsiniz) haşlanmak üzere kaynar su dolu tencereye alıp şöylece bir karıştırıp pişmeye bırakıyoruz.


Bu sırada, Wok tavamızın altını oldukça fazla açıp, tavayı iyice kızdırıyoruz... (İçine yağ vb. koymadan) Tavanın iyice kızdığından emin olduktan sonra zeytinyağladığımız göğüs etini tavaya koyup biraz yayıyoruz. Herhangi bir karıştırma vs. yapıyorum ki etler iyice mühürlensin. O 'Coooossss!' sesini duymamız şart :) 



Tavukların altı altın rengini aldığında hafifçe karıştırıp diğer tarafların da mühürlenmesini sağlıyorum... Tavuklar iyice piştiğinde, tavadan bir tabağa aktarıyorum...



(Bu arada noodle ımın tadına bakıyorum, yenebilir kıvama geldiyse süzüp bir köşede bekliyorum)
Şimdiiiii tavam boşaldı, biraz yağ ısıtıp hazırladığım biberleri yumuşayana kadar kızartıyorum...



 Biberlerim yumuşadıktan sonra kenardaki tavuklarımı ekliyorum ve karıştırıyorum. İçiçe geçtikten sonra tuzumu, bir tutam karabiberimi ve pul biberimi ekliyorum... 
Yine güzelce karıştırıp süzmüş olduğum noodleları da tavama ekliyorum... Artık ocağın altını kısabilirim. Tüm parçalar birleşti, iyice karıştırıyorum... 




 Hafif ılıklaşan noodlelarım yeterince ısındığında ocağımın altını kapatıp damak zevkime göre soya sosumu ekliyorum. Ben buram buram soya sosu sevmediğimden tahmini 1-2 yemek kaşığı kadar eklemişimdir sanırım... Tekrar iyice karıştırıp, tabaklarıma servisi yapıyorum :) 




Bizim için oldukça keyifli bir yemek oldu... Umarım siz de beğenirsiniz! :) 
Sevdiklerinize hazırladığınız nice tebessümlü sofralar olsun! :)



Muuuuahhhh! 







19 Ağustos 2015 Çarşamba

TÜM ZAMANLARIN EN FAVORİ 5'İ! :)

Issız bir adaya düşsem yanıma alacağım 3 şey mi? I-ıh! Bunun kararını vermek bir hayli zorlar beni! :) 
Ama adayı madayı boşver de 'Sen bize elinde olan en favori 5 bakım ve kozmetik ürünü seç!' derseniiiizzz işte buyrun; :) 






1- MAC/ STUDIO FIX FLUID Fondoten

Köpüğünden kremine birçok fondöten denedim bugüne kadar ama yok böylesini görmedim! Yaklaşık 3 yıldır fondöten olarak elim hep bu ürüne gidiyor. Hatta sadece birkaç defa başka fondötenler kullandım diyebilirim. Şişe kırıldı aldım, bitti aldım, aldıkça aldım :) Kapatıcılığı çok yerinde, saten bir bitişi var ve renk cildime çok çok uygun! E daha ne isterim ki bir fondötenden... Benim rengim NW20.. Yolunuz Mac'e düşerse ve kapatıcılığı yüksek bir fondöten arıyorsanız, en azından bir deneyin derim ;)







2- TANGLE TEEZER Tarak

Saçlarım oldukça kuru olduğundan tarama durumu benim için hep sıkıntılıydı... Tararken yolunan saçlarıma bazen ben bile inanamıyordum ki; Sephora'dan şu Tangle Teezer'ları edinene kadar ;)
Ben mini boylarını tercih ettim... Çantada taşımak için oldukça uygun tasarlanmış. Benim en beğendiğim olay ise üzerine takabileceğiniz kapağı oldu. Büyük boylarında sanırım yoktu, bu yüzden dediğim gibi küçük çanta boyları tercih ettim. O kadar mantıklı ki; çantanızda tarağınızın hijyenini düşünmek zorunda kalmıyorsunuz artık. Bir uzun bir kısa kılları olan ve sanırım plastik... Ama elbette sert değil, hani silikondan sertçe ama yine de kolayca bükülebilir... İşte böyleeee, 
Benim 'en'ler listesine şöyle heybetlice kuruluverdi kendisi :)






3- TONİ&GUY GLAMOUR SERUM DROPS Saç Bakım Serumu

Kısa zaman önce edindiğim bu ürünü gerçekten çok beğeniyorum. Az önce de söylemiştim, saçlarım oldukça kuru... Saç kremsiz zaten mümkünatı yok, saç maskeleri de iyi geliyor doğrusu amaaaa hani saçların şöyle bi yoğun ıslaklığını aldıktan sonra bikaç pompa uçlara, birkaç pompa da gelişigüzel tüm saça yedirince; hem mis gibi kokuyor, hem kurudukça yumuşacıklığı hissetmek harika oluyor! :)
,





4- CLİNİQUE DRAMATICALLY DIFFERENT MOISTURIZING LOTION Nemlendirici Losyon


Ben bu ürünü Clarisonic ile kullanıyorum genelde. Kupkuru cildi, hele ki güzel bir temizledikten sonra minicik dahi kullansanız pamuk gibi yapabiliyorsunuz :) 

Clinique web sitesinde de sıkça yer alan kampanyaları ben bu ürünle değerlendirmek istemiştim. Sanırım yılbaşıydı aldığımda, çok ama çok memnunum :) 





5- THE BALM NUDE TUDE Far Paleti

Bu paletle kim bilir kaç kez göz makyajı yaptım! Müptelasıyım, bırakamıyorum :)) Gölge yapmadan göz kapağıma kullanabiliyorum, gölge yaparak iki renk kullanabiliyorum, Serious rengini, (en sağ, en üstteki siyah renk) kaş farı olarak kullanıp, Sassy rengiyle (sol üstteki beyaz) göz pınarlarımı aydınlatabiliyorum. Kocaman aynası da oldukça hoşuma gidiyor ki geçenlerde çekilişimde bu ürüne yer vermiştim :) 5. ve son favori ürün hakkımı da seve seve Nude Tude ile dolduruyorum! :) 



İşte benim favorilerim bu şekildeydi! :) Umarım beğenmişsinizdir! :) Peki sizin favorileriniz hangi ürünlerden oluşuyor? İlk 5'inizi sıralayacak olsanız mesela hangilerine yer verirdiniz? Önerilerinizi ve düşüncelerinizi, benimle yorum olarak paylaşırsanız çok sevinirim! :) 

Çooook Sevgiler! :) 






17 Ağustos 2015 Pazartesi

YAZLIK SPOR KOMBİNİ

Hani zaman zaman duyarız ya, 'Ben diyet yapmadım şekerim, yaşam tarzımı değiştirdim!' diyenleri... Kilolarımla başımın dertte olduğu o anlarda, ağızlarına kürekle vurmak istediğim bu tiplerin sözleri beni benden alırdı! Yahu ne yaptın kızım söyle benden değiştireyim tarzımı!

Bugünlerde o tiplere sanırım kendimi de ekledim :D Anladım ki kilo vermek için belli başlı birkaç şeye dikkat edip, yaşamımızı gerçekten şekillendirdiğimizde gram gram kurtuluyoruz fazlalıklardan... Ben henüz 5 kilodayım... Yolum çoooook uzun. İnşallah hedeflediğim sağlıklı kiloma, yine sağlıkla ulaşırsam işte bu tiplerin sırrını açığa vuracağım. Ahanda diyeceğim, böyle böyle değiştirdim yaşam tarzımı :) Ama dedim ya, daha yol uzun! :)

Bu değişimde beni yalnız bırakmayan saygıdeğer UP24'üme selam çakıp, spor yaparken kullanmayı tercih ettiğim kombinden bahsedeceğim :) Bir bisikletsever olarak sürüş zevkimi gammazlayan bu nemli havalarda, bisiklete ara verip, hazır evde bir boş odamız varken seriverdiğim koşu bandımı bu savaşta yanıma aldım...

Elbette bir spor ayakkabı gerekecekti ki o da başka bir atarlılık konusu, zira kapının önünden en sevdiğim spor ayakkabılarımı yürüten insancığın umarım o ayakkabılara gerçekten ihtiyacı vardır!

**

Bende yeni ayakkabı tercihimi yine aynı marka olan Reebok tercih ettim, itiraf ediyorum bu seferkileri daha rahat :) Bu anlarda ayakkabının hafifliği çok önemli, içinde rahat olduğumuz kadar ayakkabının bize ekstra ağırlık yapmaması gerek... Benim modelim : M45167 Dipnot: Elbette teşekkür bekleme insancık, söyle ne yaptın ayakkabılarımıııı!






Tayt bir tercih olabilirdi ama bu ne sıcak yahu! Taytımı o markada bulmayı hiç ummadığım ama çok hoşuma giden LCW'den aldım, ama bisiklete erteledim... Bence koşu bandında ancak şort gider... H&M bu arayışımı da sonlandırdı veeeee spor şortumu edindim :)
                                 


Tişört olarak elbette birçok seçenek var ama gözünüzü seveyim pamuklu tercih edin, nefes alsın vücudunuz... Benim en başarılı bulduğum Koton'du...



Spor iç çamaşırı bilemedim şart mı, ama ben tercih ettim... Özellikle evdeyken çok rahat oluyor... Bu konuda da üzerinize yapışıp hatta dar gelen yada sizi rahatsız eden modellerden bence uzak durun... :)

İşteeee benim spor kombinim bu şekilde :) Umarım beğenmişsinizdir, ancak fikirlerinizi ve önerilerinizi alta yorum olarak bırakırsanız çok çok sevinirim!

Kooooccaman öpücükler! Mutlu yaşam tarzı değiştirmeceleeer :)