25 Eylül 2012 Salı

Alışveriş güzeldir.

Hayatımın hemen her döneminde yanımda olan nadide duygulardan biridir; KARARSIZLIK! O kadar ki bazen saatlerce iki seçenek arasında kalırım, düşünürüm düşünürüm düşünürüm ve sonunda tam kararımı verip birini seçtiğimde -örneğin bu bir kıyafetse kasaya yönelip ödemeyi yaptığımda yavaş yavaş belirir kafamdaki bu yapışkan düşünce! 'Acaba doğru tercihi mi yaptım? Diğeri daha mı iyiydi sanki? Çok çabuk mu karar verdim!? Yok yok kesin yanlış seçim yaptım, uf! ' :) 
Bu yüzden Sevdiğim benimle alışverişe çıkmaktan pek hoşlanmaz, tamam kabul HİÇ hoşlanmaz! :)

Amaaaa dün o günlerden biri değildi! :) İstanbul'da, hele hele Anadolu yakasında oturup; Yenisahra Optimum Outlet'e gitmeyenimiz yoktur tahminimce... Anadolu yakasının Outlet Alışveriş Merkezi. Esse'den Ayakkabı Dünyası'na, Mango'dan Hotiç'e, Penti'den Mudo City'e kadar birçok firmanın ürünlerini çok daha indirimli olarak alabiliyorsunuz. Üstelik çeşit de çok, sık sık takip ettiğinizde zevkinize göre olan bir çok ürün de mutlaka bulunuyor!
Evet dün ben de oradaydım ve sanırım hayatımın en bereketli Alışveriş keyfini yaşadım! :) Renkli cıvıl cıvıl taytlardan, arkası önünden daha uzun olan o baskılı tuniklerden, diz altı baklava desenli renkli çoraplardan bol bol edindim! Malum çeyiz hazırlıkları nedeniyle de Koçtaş'a uğrayıp nevresim takımımızı hemen sepetime koyuverdim :) Tanti Toni'de kendimi biraz kaybetsem de 'sadece ihtiyacımız olan' renkli-desenli bıçağımızı da kapıverdim :) Ama insan orada kendini bir cupcake diyarında hissediyor adeta!
Optimum mağazalarında, sezon sonu indirimleri de mis gibiydi gerçekten, fakat eğer tek başınıza, tam bir alışveriş keyfi yaşamak istiyorsanız; girişte yer alan Starbucks'tan kendinize güzel bir Sıcak Çikolata ısmarlamanızı da tavsiye ederim. Keyfinize keyif katacaktır. Tabi eğer acıkmışsanız, üst katta önce yemeğinizi yemeli, ve her şekilde alışverişe üst katlardan aşağı doğru inerek devam etmelisiniz ki ayaklarınız sızlamaya başladığında hemencecik kapıya yönelip kendinizi dışarı atabilesiniz :)

*Sadece alışverişte değil, hayatınızdaki tüm kararlarınızın size uğur gelmesini dilerim!Şansınız açık olsun :)

24 Eylül 2012 Pazartesi

Dans edeceğiz dediler geldik! :)

Eylül'ün tadını çıkarmaya başlar başlamaz, bugüne kadar hiiç aklımda olmayan bir fikirle geldi arkadaşım. Dans etmek! Sağ elimde bana gülümseyen yüzüğüm, inşallah Mayıs ayında sol elime geçecek ki benim de bir an evvel düğün-gelin-gelinlik psikolojisine girmem gerek... E vücudun toparlanması ve fazla kilolardan kurtulması da gerek kiii hem de nasıl gerek :)
Düğün tarihi alınıp tatlı heyecanlar ve bolca koşuşturmalar başlamadan, kendime ve sevdiğime daha çok zaman ayırmam gerektiğini farkettim.Eee ben Eylül'ün geldiğini de yeni farketmiştim :)
Bu yüzden bu fikre çoğunlukla SPOR gözüyle baktım ki gördüğüm örneklerle kararım güçlendi..Hem bu uyuşuk halimden kurtulmam, hem de hayalimdeki gelinlikle en mutlu günümde istediğim görüntüye kavuşmam için önemli bir adım olarak değerlendirdim bunu ve karar verdik; DANS EDECEĞİM! :)
Bu çarşamba günü katılacağım İLK DERSim için nasıl heyecanlıyım! :) Umarım bunun da altından kalkıp size çok keyifli hikayelerimi anlatırım...
Bu süre için de bana böyle destek olan dostlarım olduğu için de nasıl şanslıyım nasıl şanslıyım! :)
Tabi ki varlığının bana en büyük armağan olduğu Sevdiğim, sen şükür ki varsın!
Ve bir, ve iki, ve üç! Müzik başlasın, bu yepyeni heyecan için HAZIRIM! :)


21 Eylül 2012 Cuma

Yeni Farkettiğim Eylül'üm :)

Minik minik serpiştiren yağmur, takılmış bugün doğan güneşin peşine... Odama dolmuş ürperten soğuk... Gri renge bürünmüş gökyüzü...
Saatim çaldığında iyice sokuldum yorganıma... Bugün Güz gelmiş...

En sevdiğim mevsim olsa da Sonbahar, bi buruk oldu içim. Tam anlamıyla yazın tadını çıkaramadığımı farkettim bu sene... Daha çok gezebilirdim dedim kendime, daha çok havuza gidebilir, güneşlenebilir, tiril tiril giyinip Burgazada sokaklarında dolaşabilirdim... Ne kadar az fotoğraf çektim, ne kadar az şarkı söyledim. Caddebostan sahile de, ayaklarıma yapışan kumlara da, ışıl ışıl gökyüzü altında çimlerde uzanmaya da doyamadım!

Sonra durdum, çattığım kaşlarım tebessümle normale döndü; 'Günler bitmedi ya elbet' dedim kendime, hem gitgide azalsa da ertafımızda yeşillikler; yine de duyabiliyorum yağmurla mis gibi kokan toprağın kokusunu... :)
Sinemalara da ne güzel filmler gelir şimdi, alırız patlamış mısırımızı sevdiğimle, yine hangi filme girsek diye uzun süre düşünürüz bilet kuyruğunda :) Tiyatrolar da başlar,geçen sene göremediğimiz ne çok oyun var! Eee sahlep içmeyi de özledim doğrusu Beşiktaş'ta :)
Ben kaçırmamalıyım artık mevsimleri... Hem bu kış sağ elimin parmağında bana tatlı tatlı gülümseyen yüzüğüm de var :) Kaçırmamalıyım sevdiğimle; hele hele Eylül'ü-Ekim'i... Öyle ya, en özel aylardandır benim için; Eylül, Ekim ve Aralık... Hepsi de peşpeşe ne mutlu! Bir liste çıkarmaya ve onu uygulamaya karar verdim; hani bu YAPILMASI GEREKEN 100 ŞEY diye kitaplar yazıyorlar ya, işte onlardan! :) Gidilecek konserlerle, izlenecek filmlerle,görülecek müzelerle, arkadaşları biraraya toplayıp kahkahalar atılarak oynanacak oyunlarla dolu bir liste, bir mevsim olsun bu :)
Soğuklu-sıcaklı bol bol Sıcak Çikolatalı ve çok tebessümlü bir kış!

Ben biraz geç farkettim ama; SEN DE HOŞGELDİN EYLÜL! Bu son 9 günde, seninle paylaşacağımız çook şey var :)


20 Eylül 2012 Perşembe

Hoşgeldim mi?

 
Artık yazabilirim! :)
Evet artık ben de blogumda paylaşabilirim sizlerle; bayıla bayıla izlediğim fakat daha bir kez dahi uçuramadığım uçurtmaları, iş yerinde zaman zaman bunalıp açtığım-sonra da etkisinden kurtulamadığım şarkıları, sevdiğimin gözlerine bakınca hissettiğim duyguları, hatta evim için alacağım kahve fincanlarını.. Artık yazabilirim size gelecek planlarımı, hayallerimi, rüyalarımı.. Üstelik gösterebilirim çektiğim fotoğrafları...
Ben Geldim! Artık doldurabilirim sayfamı! :)